<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><feed
	xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:thr="http://purl.org/syndication/thread/1.0"
	xml:lang="tr"
	xml:base="https://sifadanismanlik.com/wp-atom.php"
	>
	<title type="text">Şifa Danışmanlık</title>
	<subtitle type="text">Hasta Bakıcı Ankara, Yaşlı Bakıcı Ankara, Bebek Bakıcısı Ankara, Ankara Temizlik Hizmetleri,Ankara Hasta Bakıcı,Hasta Bakıcısı,Ankara Refakatçi, Hasta Bakım</subtitle>

	<updated>2018-05-25T21:11:45Z</updated>

	<link rel="alternate" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com" />
	<id>https://sifadanismanlik.com/feed/atom/</id>
	<link rel="self" type="application/atom+xml" href="https://sifadanismanlik.com/feed/atom/" />

	<generator uri="https://wordpress.org/" version="5.5.3">WordPress</generator>
	<entry>
		<author>
			<name>admin</name>
					</author>

		<title type="html"><![CDATA[Refakatçi Nedir?]]></title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/refakatci-nedir/" />

		<id>http://sifadanismanlik.com/?p=2909</id>
		<updated>2018-05-25T20:07:01Z</updated>
		<published>2018-05-25T20:07:01Z</published>
		<category scheme="https://sifadanismanlik.com" term="Genel" />
		<summary type="html"><![CDATA[<p>Refakatçi Nedir?   Hastalık durumlarının ne zaman ve nerede ortaya çıkacağı hiç belli olmuyor. Kimi zaman bu hastalıklar çok kısa bir süre içerisinde tedavi edilirken kimi zaman ise kişilerin hastanede düşündüklerinden de uzun süreler boyunca kalması gerekmektedir. Fakat hastanede kalan kişilerin büyük bir kısmı burada kaldıkları süre boyunca yanlarında birinin durmasına ihtiyaç duymaktadır. Özellikle de [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/refakatci-nedir/">Refakatçi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></summary>

					<content type="html" xml:base="https://sifadanismanlik.com/refakatci-nedir/"><![CDATA[<p><strong>Refakatçi Nedir?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Hastalık durumlarının ne zaman ve nerede ortaya çıkacağı hiç belli olmuyor. Kimi zaman bu hastalıklar çok kısa bir süre içerisinde tedavi edilirken kimi zaman ise kişilerin hastanede düşündüklerinden de uzun süreler boyunca kalması gerekmektedir. Fakat hastanede kalan kişilerin büyük bir kısmı burada kaldıkları süre boyunca yanlarında birinin durmasına ihtiyaç duymaktadır. Özellikle de belli bir yaşın üzerindeki kişilerin hastanede yanlarında birisinin olması, onların ailelerinin rahatlamasına yardımcı olacaktır. Aileler çoğu zaman ne kadar istemiş olurlarsa olsunlar fark etmez hastalarının yanlarında olamıyorlar. Bu aşamada ne yapacaklarını bilemedikleri zaman ise devreye <a href="http://sifadanismanlik.com/"><strong>refakatçi </strong></a>giriyor. Üstelik şimdilerde bu konuda oldukça etkili çalışmaların yapılmakta olduğu da bilinen bir gerçek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Genel olarak <strong>refakatçi</strong>nin en temel görevlerinin başında, hastanın hastanede olduğu süre boyunca onun isteklerini yerine getirmek ve yardımcı olmaktır. Pek çok kişi bu işlemin çok kolay olduğunu düşünürler. Lakin gerekli olan konularda bilgi sahibi olmayan kişilerin yapmış olacakları refakat işlemi ne yazık ki büyük bir hayal kırıklığı ile sonuçlanmış olacaktır. Konusunda deneyimli olan refakatçi, hastanın kaç yaşında olduğunu önemsemeden onun burada yer aldığı süre boyunca tüm ihtiyaçlarını eksiksiz bir şekilde yerine getirmeyi hedeflemektedir. Günümüzde oldukça fazla tercih edilen iş kollarından bir tanesi olan refakatçilik ile beraber hastaların hastanelerde yalnız kalması engellenmiş olacak, böylece hastaların aileleri de bu dönemlerde hastalarını yalnız bırakmamış olacaklar.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/refakatci-nedir/">Refakatçi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content>
		
					<link rel="replies" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/refakatci-nedir/#comments" thr:count="0"/>
			<link rel="replies" type="application/atom+xml" href="https://sifadanismanlik.com/refakatci-nedir/feed/atom/" thr:count="0"/>
			<thr:total>0</thr:total>
			</entry>
		<entry>
		<author>
			<name>admin</name>
					</author>

		<title type="html"><![CDATA[Çocuk Bakıcısı Seçimi Nasıl Olmalıdır?]]></title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/cocuk-bakicisi-secimi-nasil-olmalidir/" />

		<id>http://sifadanismanlik.com/?p=2903</id>
		<updated>2018-05-07T07:57:49Z</updated>
		<published>2018-05-07T07:57:49Z</published>
		<category scheme="https://sifadanismanlik.com" term="Genel" />
		<summary type="html"><![CDATA[<p>Çocuk Bakıcısı Seçimi Nasıl Olmalıdır?   Günümüzde çocuk bakıcısı seçimi anne babaların en fazla üzerinde durduğu konular arasında kendine yer bulmaya devam etmekte. Bunun en büyük nedenlerinin başında ise anne ve babaların doğum sonrasında çalışma yaşamlarına devam ederken bebeklerinin/çocuklarının gelişimlerinin ve bakımlarının en iyi şekilde sürdürülmesini istemeleri. Böyle olunca yalnızca dünyanın diğer ülkelerinde değil aynı [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/cocuk-bakicisi-secimi-nasil-olmalidir/">Çocuk Bakıcısı Seçimi Nasıl Olmalıdır?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></summary>

					<content type="html" xml:base="https://sifadanismanlik.com/cocuk-bakicisi-secimi-nasil-olmalidir/"><![CDATA[<p><strong>Çocuk Bakıcısı Seçimi Nasıl Olmalıdır?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Günümüzde <strong>çocuk bakıcısı</strong> seçimi anne babaların en fazla üzerinde durduğu konular arasında kendine yer bulmaya devam etmekte. Bunun en büyük nedenlerinin başında ise anne ve babaların doğum sonrasında çalışma yaşamlarına devam ederken bebeklerinin/çocuklarının gelişimlerinin ve bakımlarının en iyi şekilde sürdürülmesini istemeleri. Böyle olunca yalnızca dünyanın diğer ülkelerinde değil aynı zamanda Türkiye’de de çocuk bakıcısı konusundaki ihtiyaç hiç olmadığı kadar ciddi oranlarda artış göstermeye başlıyor. Yapılacak olan en ufak bir yanlışlık sonrasında ortaya çıkacak önemli sorunların giderilmesi adına ise bu aşamada her bir detayın üzerinde dikkatli bir şekilde durulması gerekmekte.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Günümüzde her ne kadar <a href="http://sifadanismanlik.com/"><strong>çocuk bakıcısı </strong></a>konusunda anne babaların karşılarına onlarca farklı seçenek çıkıyor olsa da bu seçeneklerin mümkün olduğu kadar özenli bir şekilde değerlendirilmesi gerekmekte. Çocuk bakıcısı seçimi esnasında dikkat edilmesi gereken en önemli şeylerin başında ise bakıcının çocukları seven ve anlayışlı bir kişiliğe sahip olması gelmekte. Dikkatli, sabırlı, huzurlu, sakin ve dürüst bir kişilik düşünülenin aksine eğitiminden sonra gelmektedir. Çünkü aksi durumda bebek ya da çocuk ne yazık ki eğitimi çok iyi olan ancak çocukları anlama konusunda istekleri yerine getiremeyen bir bakıcıya emanet edilmiş olacaktır. Unutulmamalıdır ki çocuğa olması gerektiği gibi davranabilecek ve onun gelişimini en iyi şekilde takip edecek olan bakıcı; onu geleceğe en iyi şekilde hazırlamış olacaktır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/cocuk-bakicisi-secimi-nasil-olmalidir/">Çocuk Bakıcısı Seçimi Nasıl Olmalıdır?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content>
		
					<link rel="replies" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/cocuk-bakicisi-secimi-nasil-olmalidir/#comments" thr:count="0"/>
			<link rel="replies" type="application/atom+xml" href="https://sifadanismanlik.com/cocuk-bakicisi-secimi-nasil-olmalidir/feed/atom/" thr:count="0"/>
			<thr:total>0</thr:total>
			</entry>
		<entry>
		<author>
			<name>admin</name>
					</author>

		<title type="html"><![CDATA[Doğal gaz zehirlenmesi]]></title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/dogal-gaz-zehirlenmesi/" />

		<id>http://sifadanismanlik.com/?p=2892</id>
		<updated>2018-05-25T21:11:45Z</updated>
		<published>2017-10-20T14:42:38Z</published>
		<category scheme="https://sifadanismanlik.com" term="Genel" />
		<summary type="html"><![CDATA[<p>Doğal gaz zehirlenmesi, Zehirlenme türlerinden birisi olan doğal gaz zehirlenmesi önlem alınmadığında veya müdahale edilmediğinde sonucu ölüme varan çok tehlikeli bir zehirlenmedir. Doğal gaz zehirlenmeleri oluşma şekline göre diğer zehirlenme türlerinden çok farklıdır. Doğal gaz başka yakıtlara göre çok temiz ve çok ekonomiktir. Normalde doğal gaz bacalarda kurum gibi tıkanmaya sebep yaratacak bir şey yapmaz. [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/dogal-gaz-zehirlenmesi/">Doğal gaz zehirlenmesi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></summary>

					<content type="html" xml:base="https://sifadanismanlik.com/dogal-gaz-zehirlenmesi/"><![CDATA[<p>Doğal gaz zehirlenmesi, Zehirlenme türlerinden birisi olan doğal gaz zehirlenmesi önlem alınmadığında veya müdahale edilmediğinde sonucu ölüme varan çok tehlikeli bir zehirlenmedir. Doğal gaz zehirlenmeleri oluşma şekline göre diğer zehirlenme türlerinden çok farklıdır.</p>
<p>Doğal gaz başka yakıtlara göre çok temiz ve çok ekonomiktir. Normalde doğal gaz bacalarda kurum gibi tıkanmaya sebep yaratacak bir şey yapmaz. Ancak doğal gaza geçilmeden önce yakılan odun, kömür gibi yakıtlar kurum oluşturmuş olabilir. Doğal gaz kullanımına geçmeden önce bu bacaların temizlenmesine dikkat edin. Oluşabilecek tıkanmalarda, doğal gaz kullanımına başlandığında tıkanmadan dolayı bacada yoğuşma yapar. Bu yoğuşma nedeniyle bacalarda oluşan is ve kurumlar yumuşayıp bacanın deliğine dökülmekte ve bacayı tıkamaktadır. Bu tıkanıklar bacanın çekiş gücünü azaltarak karbonmonoksit gazlarının geri tepmesine borulardan ve cihazlardan yaşadığımız ortama yayılır ve zehirlenmeye neden olabilir. Bunun yanında yemek yaparken yada ocakta başka bir iş yaptıktan sonra kapatmayı unuttuğumuz gazlardan dolayıda zehirlenme gerçekleşebilir. Evde yada bulunduğumuz ortamda da havalandırma yoksa çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir.</p>
<div id="attachment_2893" style="width: 534px" class="wp-caption aligncenter"><img aria-describedby="caption-attachment-2893" loading="lazy" class="wp-image-2893" src="http://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/10/dogalgaz-zehirlenmesi-300x226.jpg" alt="Şifa Danışmalık - Doğal Gaz Zehirlenmesi" width="524" height="395" srcset="https://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/10/dogalgaz-zehirlenmesi-300x226.jpg 300w, https://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/10/dogalgaz-zehirlenmesi.jpg 545w" sizes="(max-width: 524px) 100vw, 524px" /><p id="caption-attachment-2893" class="wp-caption-text">Şifa Danışmalık &#8211; Doğal Gaz Zehirlenmesi</p></div>
<div><b>Doğal gaz zehirlenmesinin belirtileri</b></div>
<div><b> </b></div>
<div>Doğal gaz zehirlenme belirtileri kendisini 3 aşamada belli eder.</div>
<div>
<ul>
<li>İlk aşamada sarımsak gibi bir koku hissedilir ve durgunluk, huzursuzluk ve uyuklama hissedilmeye başlanır. Daha da gaz solunmaya devam edilirse uyuma isteği iyice artarak, rehavet çöker.</li>
<li>İkinci aşamada biraz daha kötüye gidilir adale kasılması, diş gıcırdaması, titreme ve gözler donuklaşır. Vücut ısısı yükselir ateş basar.</li>
<li>Üçüncü aşamada solunum yavaşlar, nabız düşerek kalp atışı yavaşlar ve dudaklar sanki rujla boyanmış gibi kızarır. Cildimizde aynı şekilde kızarır yüzde hafif bir tebessüm oluşur ve ölüm gerçekleşir.</li>
</ul>
</div>
<div><b>Doğal gaz zehirlenme, </b>nedenleri çoktur. Başta kombi gibi doğal gaz yakıcı cihazların bacaların temizlenmemesi, bakımının zamanında yapılmaması ve zamanla deforme olması. Baca başlığı olmayan bacaların rüzgarlı havalarda geri tepmesi ve yağmurlu havalarda suyun baca malzemelerine zarar vermesinden dolayı zehirlenmelere yol açabilmektedir. Baca sensörü olmayan bacaların yetkisiz kişilerce bağlama yapılmasından dolayı ve doğal gaz aboneliğinde gerekli ve yetkili kişilerce yönetmeliğin gerektirdiği şartların yerine getirilmemesinden dolayı ve tesisatta kullanılan malzemelerin kalitesiz ve standartlara uygun olmamasından dolayı, baca sisteminin bozulmasından kaynaklanan sebeplerle doğal gaz zehirlenmeleri gerçekleşir.</div>
<div></div>
<div><b>Doğal gaz zehirlenmelerini önlemek için;</b></div>
<div>
<ul>
<li>Bacalar yılda bir kez yada kış mevsiminden önce yetkili kişilere veya itfaiye ekiplerine temizletmeli</li>
<li>Kombi gibi bacalı cihaz almadan önce, cihaz ve bacaların yetkili denetim firmalarına test yapılmalı çıkan sonucun olumlu olamasına dikkat etmeli.</li>
<li>Bakım ve diğer temizlemeleri yetkili servislerine yaptırmalı</li>
<li>Bacaların başlarına kesinlikle aspiratör bacası bağlatılmamalı</li>
<li>Baca sensörü taktırılmalı ve bu sensörün çalışır vaziyette olduğunu kontrol etmeli</li>
<li>Bacalara su ve kardan korumak için şapka taktırılmalı</li>
</ul>
<div>Evimizde yada bulunduğumuz ortamda gaz kaçağı hissettiğimizde hiçbir şekilde paniğe kapılmamalı ve doğal gaz acil yardım yani Alo 187 arayıp yardım istemeli onların vereceği direktiflere uymalı, doğal gaz vanaları kapatmalı, önemli bir husus olan havalandırma için pencereler açık tutulmalı, yangına ve herhangi bir patlamaya karşı önlem için elektrik ve sigortalar kapatılmalı, kesinlikle telefon kullanılmamalıdır. Alo 187 arandığında adres açık bir şekilde verilmeli kolay bulabilecekleri şekilde tarif edilmelidir.</div>
</div>
<div></div>
<div>Doğal gaz zehirlenmesinden zehirlenmiş bir kişi gördüğümüzde ilk yardım yöntemimiz şu şekilde olmalıdır. İlk önce ortamdaki zehirli havayı dağıtmak için bulunan ortam havalandırılmalıdır. Zehirlenen kişi ortamdan uzaklaştırılmalı 112 Ambulans aranmalı, daha sonra ağzı ve burnu nemli bez ile temizlenmelidir. Nefes alıp vermesi durmuş ise suni nefes alımı sağlanmalıdır.</div>
<div>Kaynak:<a href="http://www.zehirlenme.org/dogalgaz-zehirlenmesi.html">http://www.zehirlenme.org/dogalgaz-zehirlenmesi.html</a></div>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/dogal-gaz-zehirlenmesi/">Doğal gaz zehirlenmesi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content>
		
					<link rel="replies" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/dogal-gaz-zehirlenmesi/#comments" thr:count="0"/>
			<link rel="replies" type="application/atom+xml" href="https://sifadanismanlik.com/dogal-gaz-zehirlenmesi/feed/atom/" thr:count="0"/>
			<thr:total>0</thr:total>
			</entry>
		<entry>
		<author>
			<name>admin</name>
					</author>

		<title type="html"><![CDATA[Hasta Bakıcı Bulmak Artık Çok Kolay]]></title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/hasta-bakici-bulmak-artik-cok-kolay/" />

		<id>http://sifadanismanlik.com/?p=2883</id>
		<updated>2017-08-20T17:35:18Z</updated>
		<published>2017-08-20T17:29:33Z</published>
		<category scheme="https://sifadanismanlik.com" term="Genel" />
		<summary type="html"><![CDATA[<p>Hasta Bakıcı Bulmak Artık Çok Kolay İnsanın oldukça zor geçen zamanları vardır. Bu zamanların başında insanın kendi sağlığının ve sevdiklerinin sağlığının bozulması gelir. Sağlık sorunları karşısında en çaresiz haliyle tanışır. İmkanların ve çarelerin tükendiği zamanlardan uzak bir ömür dilemeliyiz hep. Bu hastalık zamanlarında da dünya dursun isteriz ama durmaz. Bu dursa dünya dediğimiz zamanlarda bir [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/hasta-bakici-bulmak-artik-cok-kolay/">Hasta Bakıcı Bulmak Artık Çok Kolay</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></summary>

					<content type="html" xml:base="https://sifadanismanlik.com/hasta-bakici-bulmak-artik-cok-kolay/"><![CDATA[<h1 class="title gs-title">Hasta Bakıcı Bulmak Artık Çok Kolay</h1>
<h2 class="lead"><strong>İnsanın oldukça zor geçen zamanları vardır. Bu zamanların başında insanın kendi sağlığının ve sevdiklerinin sağlığının bozulması gelir. Sağlık sorunları karşısında en çaresiz haliyle tanışır. İmkanların ve çarelerin tükendiği zamanlardan uzak bir ömür dilemeliyiz hep. Bu hastalık zamanlarında da dünya dursun isteriz ama durmaz.</strong></h2>
<div>Bu dursa dünya dediğimiz zamanlarda bir yandan işler güçler yapılması gereken bir çok şey için zaman adeta en süratlihaline geçmiştir. <strong class="klink">Hasta</strong>yken bırakamadığımız işler mi bırakamayacağımız hastalığımız mı hastamız mı. Nasıl zor bir tercih durumu değil mi.  Bu zor zamanlar elbet yanımızda birisi bulunması gerekiyor ve sevdiklerimiz duramıyorsa çok özel veönemli bir hizmet sitesi ile aranılan yardımcıyı aranılan hasta <strong class="klink">bakıcı</strong>yı bulmak çok kolay olacak. Hem hasta hem hasta yakını için çok önemli olan bir çözüm.</div>
<div><a href="http://www.sifadanismanlik.com/"><strong>Hasta refakatçısı</strong></a> olarak yanınızda kalabilecek insanları sizlerle buluşturan bir site var. Bu site hasta bakıcı Ankara civarı en çok aranılan bir hizmet sektörü oldu. Neredeyse ülke bürokrasisinin kalbi olan bu şehirde iş güç bırakmak oldkça zor.</div>
<div>Hasta yakını olmanın yükünü azaltan bu <a href="http://www.sifadanismanlik.com/"><strong>hasta bakıcı</strong></a> firması internet sitesiyle tüm ayrıntıları size sunuyor ve en kolay şekildehasta refakatçısı bulmanıza yardımcı oluyor. Hasta bakım konusunda ülkemizde oldukça eksik varken böyle bir sitenin varlığı yepyeni bir anlayışın aslında hastalara daha iyi bakmaya çalışmak olduğunu gösteriyor. Hasta yakını olu hastasının hiç yanında kalamayanbirçok insanın yükünü hem vicdani hem maddi azaltacaktır. Bu profosyonel hasta bakıcı hastanın da en iyi şekilde bakılması anlamına gelir.</div>
<div>Hasta ve hasta yakını iseniz bir<a href="http://www.sifadanismanlik.com/"> <strong>Ankara hasta bakıcısı</strong><strong>na</strong></a> ihtiyacınız varsa <a href="http://www.sifadanismanlik.com/">http://www.sifadanismanlik.com/</a> ile tanışmalısınız.</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/hasta-bakici-bulmak-artik-cok-kolay/">Hasta Bakıcı Bulmak Artık Çok Kolay</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content>
		
					<link rel="replies" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/hasta-bakici-bulmak-artik-cok-kolay/#comments" thr:count="0"/>
			<link rel="replies" type="application/atom+xml" href="https://sifadanismanlik.com/hasta-bakici-bulmak-artik-cok-kolay/feed/atom/" thr:count="0"/>
			<thr:total>0</thr:total>
			</entry>
		<entry>
		<author>
			<name>admin</name>
					</author>

		<title type="html"><![CDATA[Denize girerken dikkat edilmesi gerekenler!!!]]></title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/denize-girerken-dikkat-edilmesi-gerekenler/" />

		<id>http://sifadanismanlik.com/?p=2880</id>
		<updated>2017-08-20T17:22:10Z</updated>
		<published>2017-08-20T17:22:10Z</published>
		<category scheme="https://sifadanismanlik.com" term="Genel" />
		<summary type="html"><![CDATA[<p>Denize girerken dikkat edilmesi gerekenler!!! Tatilinizi yaparken sağlığınıza da dikkat etmeniz gerekir. Deniz kum ve güneş, doğru şekilde kullanıldığında faydalıdır. Yüzmeyi sevenlerdenseniz, denizde veya havızda yüzerken kramp girmesinin ne denli büyük bir problem olduğunu da bilirsiniz. Zannedildiğinin aksine yüzme, en az kalori harcatan ve en az efor sarf edilen sporlardan biri değildir. Aksine, yüzme esnasında [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/denize-girerken-dikkat-edilmesi-gerekenler/">Denize girerken dikkat edilmesi gerekenler!!!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></summary>

					<content type="html" xml:base="https://sifadanismanlik.com/denize-girerken-dikkat-edilmesi-gerekenler/"><![CDATA[<h3>Denize girerken dikkat edilmesi gerekenler!!!</h3>
<p>Tatilinizi yaparken sağlığınıza da dikkat etmeniz gerekir. Deniz kum ve güneş, doğru şekilde kullanıldığında faydalıdır. Yüzmeyi sevenlerdenseniz, denizde veya havızda yüzerken kramp girmesinin ne denli büyük bir problem olduğunu da bilirsiniz. Zannedildiğinin aksine yüzme, en az kalori harcatan ve en az efor sarf edilen sporlardan biri değildir. Aksine, yüzme esnasında bütün kaslarınız çalışır. <span id="more-142"></span>Özellikle de bel ve sırt kaslarını çalıştıran nadir sporlardan biridir. Bu nedenle, yüzmeden önce dikkat etmeniz gereken detaylar vardır. Yazımızda bu detaylardan bahsedeceğiz. Denize veya havuza girmeden önce ısınma hareketleri yapmanız, yüzerken kaslarınızın kramp nedeniyle sizi zor durumda bırakmasını engelleyecektir. Denizde yüzerken kramp nedeniyle sorun yaşayan insanlar ciddi tehlikeler atlatmaktadır.</p>
<p>Küçük bir yürüyüş veya ufak bir iki esneme hareketi ile yüzmeye hazırlanabilirsiniz. Önemli olan eklemlerin ve kasların ısınmasıdır. Vücudunuzu ısıtmadan denize girmemelisiniz. Yüzerken kramp girmesinin nedenlerinden biri de yine budur. Tok karnına yüzmek, yeteri kadar ısınmadan yüzmeye başlamak.. Yeri gelmişken söyleyelim, yüzerken veya normal gündelik yaşantınızda kramp sorunu yaşamamak için bol bol kuru incir tüketmeniz gerekir. Kramp girmesinin bir nedeni de kalsiyum eksikliğidir. Kalsiyum eksikliği olan insanlarda denizde, havuzda veya normal yaşantı içerisinde çok daha fazla kramp girmektedir.</p>
<p>Yüzme öncesinde dikkat etmeniz gereken bir detay da, tok karnına yüzülemeyeceğini bilmeniz olacaktır. Çünkü, dolu bir mideyle yüzerken kalbiniz zorlanabilir ve eğer şanslı iseniz kalp krizi geçirmezsiniz. Çünkü midenin tok olması, midenin çalışıyor olması anlamına gelir. Mide çalışırken bir yandan yoğun efor sarf ederek yüzüyorsanız; bu bedeninizi dolayısı ile de kalbinizi yoracaktır. Genç, yaşlı ve çocuk demeden; bu detaya dikkat etmelisiniz.</p>
<p>Kaynak:<a href="http://www.tuzsuz.com/denize-girerken-dikkat-edilmesi-gerekenler.html">http://www.tuzsuz.com/denize-girerken-dikkat-edilmesi-gerekenler.html</a></p>
<div id="attachment_2881" style="width: 449px" class="wp-caption aligncenter"><img aria-describedby="caption-attachment-2881" loading="lazy" class="wp-image-2881" src="http://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/08/kramp.jpg" alt="Şifa Danışmanlık" width="439" height="330" /><p id="caption-attachment-2881" class="wp-caption-text">Şifa Danışmanlık</p></div>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/denize-girerken-dikkat-edilmesi-gerekenler/">Denize girerken dikkat edilmesi gerekenler!!!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content>
		
					<link rel="replies" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/denize-girerken-dikkat-edilmesi-gerekenler/#comments" thr:count="0"/>
			<link rel="replies" type="application/atom+xml" href="https://sifadanismanlik.com/denize-girerken-dikkat-edilmesi-gerekenler/feed/atom/" thr:count="0"/>
			<thr:total>0</thr:total>
			</entry>
		<entry>
		<author>
			<name>admin</name>
					</author>

		<title type="html"><![CDATA[GÜNEŞ IŞINLARINA DİKKAT!]]></title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/gunes-isinlarina-dikkat/" />

		<id>http://sifadanismanlik.com/?p=2875</id>
		<updated>2017-08-19T18:30:46Z</updated>
		<published>2017-08-19T18:27:45Z</published>
		<category scheme="https://sifadanismanlik.com" term="Genel" />
		<summary type="html"><![CDATA[<p>GÜNEŞ IŞINLARINA DİKKAT Ultraviyole Işınları Nedir? Güneş, ışık ve sıcaklığın yanı sıra ultraviyole ışınlarının da bilinen en kuvvetli kaynağıdır. UV ışınları 3 tipe ayrılır: UVA, UVB ve UVC. Güneş ışınları atmosferi geçerken, UVC’nin tümü ve UVB’nin büyük çoğunluğu ozon tabakası, su buharı, oksijen ve karbondioksit tarafından emilir. UVA ise atmosfer tarafından filtre edilmez. Bu 3 [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/gunes-isinlarina-dikkat/">GÜNEŞ IŞINLARINA DİKKAT!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></summary>

					<content type="html" xml:base="https://sifadanismanlik.com/gunes-isinlarina-dikkat/"><![CDATA[<h3>GÜNEŞ IŞINLARINA DİKKAT</h3>
<p><strong>Ultraviyole Işınları Nedir? </strong></p>
<p>Güneş, ışık ve sıcaklığın yanı sıra ultraviyole ışınlarının da bilinen en kuvvetli kaynağıdır. UV ışınları 3 tipe ayrılır: UVA, UVB ve UVC. Güneş ışınları atmosferi geçerken, UVC’nin tümü ve UVB’nin büyük çoğunluğu ozon tabakası, su buharı, oksijen ve karbondioksit tarafından emilir. UVA ise atmosfer tarafından filtre edilmez.</p>
<p>Bu 3 tip UV radyasyon dalga boylarına göre sınıflandırılır. Biyolojik aktiviteleri ve deriye nüfus ettiklerinde sebep oldukları etkileri birbirlerinden farklıdır.</p>
<p>Kısa dalga boylu olan UVC daha fazla hasar yapar ancak atmosfer tarafından tamamen filtre edilir ve dünyaya ulaşmaz.</p>
<p>Orta düzeyde dalga boylarında olan UVB’nin biyolojik aktivitesi çoktur, dalga boyu 290-320 nm&#8217;dir ve derinin üst tabakasını (epidermis) etkiler. Güneş yanıklarının sebebidir. Ek olarak bu kısa süreli etki deri yaşlanması ve deri kanserlerine neden olabilir. UVB ışınlarının büyük kısmı atmosfer tarafından filtre edilebilmektedir. UVB ışını yaz aylarında ve yüksek rakımlı yerlerde daha yoğundur.</p>
<p>UVA ışınının dalga boyu 320-380 nm&#8217;dir ve derinin derin tabakalarına (dermis) ulaşır ve yayılır. En uzun dalga boyuna sahip olan UVA dünya yüzeyine ulaşan UV ışınlarının % 95’ini oluşturur. Deriye daha derin nüfus eder. Güneş ile esmerleşmeden en çok sorumlu UV ışınlarıdır. Deri yaşlanmasına ve kırışıklıklarına neden olur. UVA ışını yıl boyunca ve gün içinde değişik saatlerde, mevsimlerde veya hava koşullarında değismeksizin etkili olmaktadır. Son zamanlarda yapılan çalışmalar, deri kanseri oluşumunda etken olduğuna dair kanıtlar göstermişlerdir. Derinin üst tabakası (epidermis) yansıtma, dağıtma ve absorblama yoluyla UVA ve UVB ışınlarının etkisinden kısmen korunmaktadır. Ancak bu yeterli olmayabilir.</p>
<p><strong>Ozon Tabakasının Önemi Nedir? </strong></p>
<p>Ozon tabakası UV radyasyonunun en önemli absorbanıdır. Ozon tabakasında meydana gelen incelme, atmosferin koruyucu filitre etkisini azaltır. Bu nedenle, insanlar özellikle UVB ışınlarına kuvvetli bir şekilde maruz kalırlar.</p>
<p>Ozon tabakasındaki zayıflık, insan yapımı kimyasalların atmosfere karışması ile meydana gelir. İçerisinde bromine ve klorine bulunan malzemelerin kullanımı bu nedenle önemli ölçüde azaltılmıştır. Uluslararası anlaşmalarla (özellikle Montreal Protokolü ile) ozon tabakasının korunması için yapılması gerekenler taraf olan ülkelerce karara bağlanmıştır. Buna rağmen, daha önce üretilmiş olan uzun ömürlü kimyasallar hala ozon tabakasına zarar vermeye devam etmektedir. Ozon tabakasının tamamen düzelebilmesi uzmanlara göre 2050 yılına kadar sürecektir.</p>
<p><strong>Ultraviyole Işınlarının Zararlı Etkileri Nelerdir? </strong></p>
<p>Farklı tiplerde deri kanseri görülme sıklığında son 10 yıl içinde dramatik olarak artış görülmüştür. Ozon tabakasındaki zayıflamanın buna sebep olduğunu ileri sürülmekle birlikte kanser oranlarında artışın en büyük etkenin güneş banyosu alışkanlığının artışı olduğuna dair birçok kanıt vardır. Yapılması gereken güneşle teması aza indirmektir. Deride zaman içerisinde incelme, elastikiyetin bozulması (kırışıklık), kuruluk, pigmentasyon değişikliği, kılcal damarların belirginleşmesi, fotoyaşlanma ve deri kanserinin oluşma riskinin artması güneş ışınlarının en önemli olumsuz etkilerdir.</p>
<p><strong>UV Etkisini Etkileyen Diğer Çevresel Faktörler </strong></p>
<p>UV düzeyleri güneşin kuvvetli bir şekilde kendini gösterdiği yaz aylarında özellikle öğle saatlerine denk gelen 4 saat boyunca en üst düzeydedir. Bu saatler içerisinde güneş ışınları dünyamıza direk ulaşır. Buna karşılık, güneş ışınları sabahın erken saatlerinde ve öğleden sonra geç vakitlerde daha büyük açı ile atmosferi geçer. Bu nedenle dünya ve dolayısı ile insanların UV ışınlarına en çok maruz kaldıkları saatler öğlen saatleridir.</p>
<p>UV düzeyleri ekvatora yaklaştıkça artar. Ekvatora yakın bölgelerde güneş daha kısa mesafede dünyaya ulaşır. Dolayısıyla daha fazla UV ışınına maruz kalınır. Rakımın yükselmesi durumunda ise, UV ışınlarının absobsiyonu artar. Her 1000 metrede, UV düzeyleri yaklaşık %10 artar.</p>
<p>Birçok yüzey UV ışınlarını yansıtabilir. Çimen, toprak ve su UV ışınlarını % 10’dan az arttırarak yansıtır. Kum yaklaşık %15 deniz %25 arttırarak yansıtır. Taze kar özellikle iyi bir yansıtıcıdır ve kişi karda yaklaşık 2 katı güneş ışınına maruz kalır. Karda UV ışınlarına temas özellikle kayakçılarda körlük veya fotokeratit nedeni olarak görülebilmektedir. UV düzeyleri bulutsuz havalarda daha yüksektir, bulutlar insanların UV ile temasını azaltır. Bununla birlikte, zayıf bulutların UV ışınlarına etkisi daha az olacaktır.</p>
<p><strong>Güneş Işınlarından En Etkin Nasıl Korunulur? </strong></p>
<ul>
<li>Güneş ışınlarının en şiddetli olduğu öğle saatlerinde (11.00-15.00 arasında) güneşe çıkmamaya özen gösterilmelidir.</li>
<li>Gölgede oturulmalıdır.</li>
<li>Şemsiye, şapka kullanılmalı, açık renk giysiler giyilmelidir.</li>
<li>Güneşten koruyan ürünler bilinçli kullanılmalıdır.</li>
<li>Erişkinler deri tiplerine göre farklı koruyan faktör içeren ürünler kullanırlar, ancak çocuklarda deri tipine bakılmaksızın yüksek faktörlü ürünler kullanılmalıdır.</li>
<li>Güneşten koruyan ürünler, güneşe çıkmadan yarım saat önce deriye uygulanmalıdır. Deriye yeterli miktarda ve kalınlıkta koruyucu sürülmelidir. Güneşten koruyan ürünler deriye eşit miktarda yedirilerek ve gerekirse gün boyunca uygulanmalıdır.</li>
<li>Yüz, omuz, ense ve boyun gibi daha yoğun olarak güneş ışınlarından etkilenen bölgelerin korunmasına önem verilmelidir</li>
<li>Kaynak:<a href="http://www.duzen.com.tr/tr/art/94/gunes-isinlarina-dikkat!">http://www.duzen.com.tr/tr/art/94/gunes-isinlarina-dikkat!</a></li>
</ul>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/gunes-isinlarina-dikkat/">GÜNEŞ IŞINLARINA DİKKAT!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content>
		
					<link rel="replies" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/gunes-isinlarina-dikkat/#comments" thr:count="0"/>
			<link rel="replies" type="application/atom+xml" href="https://sifadanismanlik.com/gunes-isinlarina-dikkat/feed/atom/" thr:count="0"/>
			<thr:total>0</thr:total>
			</entry>
		<entry>
		<author>
			<name>admin</name>
					</author>

		<title type="html"><![CDATA[Hamileler yaz aylarına dikkat etmeli !!!]]></title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/2870-2/" />

		<id>http://sifadanismanlik.com/?p=2870</id>
		<updated>2017-07-06T17:58:15Z</updated>
		<published>2017-07-06T17:58:15Z</published>
		<category scheme="https://sifadanismanlik.com" term="Genel" />
		<summary type="html"><![CDATA[<p>Uzmanlar, hamile bayanların yaz aylarında dikkat etmesi gerekenler hakkında çeşitli tavsiyelerde bulunuyor. Hamileler yaz aylarına dikkat!Doğum Uzmanı Dr. Özlem Kayacık Günday, havaların ısınmasıyla birlikte yaz aylarında hamile bayanların özellikle giyecek ve yiyeceklerine dikkat etmeleri gerektiğini söyledi. Terlemeyle birlikte vücutta su oranının azaldığını belirten Dr. Özlem Kayacak Günday, &#8220;Yaz dönemi herkes için çok güzel ama dikkat [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/2870-2/">Hamileler yaz aylarına dikkat etmeli !!!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></summary>

					<content type="html" xml:base="https://sifadanismanlik.com/2870-2/"><![CDATA[<div class="article">
<div class="news-content">
<h1>Uzmanlar, hamile bayanların yaz aylarında dikkat etmesi gerekenler hakkında çeşitli tavsiyelerde bulunuyor.</h1>
<p>Hamileler yaz aylarına dikkat!Doğum Uzmanı Dr. Özlem Kayacık Günday, havaların ısınmasıyla birlikte yaz aylarında hamile bayanların özellikle giyecek ve yiyeceklerine dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.</p>
<p>Terlemeyle birlikte vücutta su oranının azaldığını belirten Dr. Özlem Kayacak Günday, &#8220;Yaz dönemi herkes için çok güzel ama dikkat edilmesi gereken şeyler var. Havaların ısınmasıyla birlikte özellikle terleme, sıcakların aşırı artması, vücutta su kaybı en önemli şeylerden birisi. Çünkü gebelerin normalde çok fazla su içmeleri gerekiyor.Günde en az 3 litre su içmeleri lazım. Terlemeyle birlikte vücuttan su atımı çok olacağı için özellikle tansiyon düşüklükleri, buna bağlı yalancı doğum sancılarının, hatta erken doğum sancılarının uyarılması, erken doğum riski, bebeğin suyunun azalması riski en önemli risklerdir. Yaz döneminde bol su içmelerini tavsiye ediyorum. Güneşten sakınmaları çok önemli, güneş tabi D vitamini, kalsiyum açısından çok iyi fakat özellikle son sadece dönemlerde gebeler değil hepimiz için, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinden sakınmak çok önemli oldu. Özellikle güneş ışınlarının çok dik geldiği öğle saatleri 11 ile 16 arasında çok dışarıya çıkmamalarını tavsiye ediyorum. Gün içerisinde ne zaman çıkacaklarsa da bol koruyucu faktörlü krem sürmeleri, gerekirse koruyucu güneş gözlüğü takmaları, şapka takmalarını tavsiye ediyorum. Özelikle dışarıya 11&#8217;den önce ya da akşamüstü çıkabilirler. Normalde biz gebelere egzersiz, yürüyüş, yüzme tavsiye ederiz. Bunlar çok iyi sporlardır. Fakat yaz döneminde özellikle güneşte aşırı kalmaktan sakınmalarını tavsiye ediyorum. Bu hem kendi sağlıkları için, hem bebeklerinin sağlıkları için çok önemli. Özellikle bebeğin aşırı ısıya maruz kalmaması çok önemli, çünkü bebekte anomali riski bile doğurabilir. Yine aynı zamanda güneş radyasyon etkisi çok önemli, yani gebelere deniz kenarına gidin, güneşlenin diyemeyiz. Yüzün ama kapalı alanları tercih edin veya sabahın erken saatlerini tercih edin ve bunun da süresi 15 dakikayı geçmesin. Buna dikkat edilmesi gerekir&#8221; dedi.<br />
<strong>YAZ AYLARINDA GIDA ZEHİRLENMELERİNE DİKKAT</strong></p>
<p>Yaz aylarında besin zehirlenmelerine de dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Uzman Dr. Özlem Kayacık Günday, uzun süre güneşin altına kalan yiyeceklerin yenilmemesi gerektiğini belirtti.</p>
<p>Dr. Özlem Kayacık Günday, &#8220;Gebelerin, mide ve bağırsak sistemleri, çok hassas olduğu için özellikle uzun süre dışarıda kalmış yiyeceklerle ciddi problemler yaşayabilirler. Sıvı alımına dikkat ederken, çok tuzlu yememelerini tavsiye ediyorum. Özellikle çok tuzlu kuruyemiş, salamura tarzı yiyeceklerden uzak dursunlar. Bu ısı artışıyla birlikte, tuz alımının artması vücutta ödemi artırabilir. Özellikle bacaklarda çok ciddi şişmelere neden olabilir. Hafif yürüyüşlerle, gece yatarken bacaklarının biraz yüksekte tutup yatarak bu ödemlerden kurtulabilirler. Tamamen sıfır tuz değil ama az tuzlu yiyecekler tüketsinler. Sonuç olarak yaz aylarında gebelerin sıvı alımına çok dikkat etmelerini tavsiye ediyorum. Yaz aylarının güzel tarafları da var. Mevsim meyveleri ve sebzeleri çok çeşitli olduğu için her çeşit sebze, meyve alma imkanları var. Taze yeme şansları var. Sera meyvelerinden kurtuluyorlar. Taze sıkılmış meyve sularını içebilirler. Kesinlikle dışarıdan, özellikle beklemiş, içinde kimyasal maddeler olan meşrubatlar, kola, meşrubat, hazır meyve suları onlardan kaçınmalarını tavsiye ediyorum. Bol bol su içsinler, özellikle gebeliğin ilk 3 ayında bulantılar çok oluyor. Bazı gebeler sudan tiksindiklerini ifade ediyorlar. Ben bunlara yine mutlaka sıvı alın fakat su içemeseniz bile taze sıkılmış meyve sularından için, gerekirse açık ıhlamur çayları, bitki çayları içebilirsiniz şeklinde tavsiyelerde bulunuyorum. Adaçayı vs. bunları tavsiye etmiyoruz ama açık ıhlamur çayı ya da açık çay, bol sulu çorbalar bunlardan sıvı açıklarını giderebilirler. Bir de gebeliğin son 3 ayı zordur. Çünkü bebek artık kilo almıştır, baskı yapıyordur. Sıcaklarla beraber özellikle doğuma yakın gebelerde sıkıntılar olabilir. Yine bunlar da bol sıvı alsınlar, gece yatarken ılık duş yapsınlar. Herhangi bir sıkıntıda sancı gibi durumlarda doktorlarına başvursunlar&#8221; diye tavsiyelerde bulundu.</p>
<p><strong>GÜNEŞ VE MANTAR ALERJİLERİNE DİKKAT</strong></p>
<p>Sıcakların gelmesiyle birlikte hamilelerde güneş ve mantar alerjisi artışı olabileceğini kaydeden Uzman Dr. Özlem Kayacık Günday, yaz aylarında giyilmesi gereken kıyafetlere dikkat çekerek, &#8220;Güneş alerjilerine çok rastlıyoruz. Gebelikte kloazma dediğimiz, vücutta, yüzde kahverengi lekelenmeler olabilir. Bunun için de, koruma faktörlü kremleri kullansınlar. Kıyafetlerine dikkat etsinler. Terletmeyen, bol pamuklu, ince, açık renkli ve kumaşlı kıyafetleri tercih etsinler. Ayakkabı numaraları şişmelere bağlı en az bir numara büyük olsun ve topuklu ayakkabılardan kaçınsınlar. Aşırı efor gerektiren sporlardan da kaçınsınlar. Yüzme ve yürüyüşü tavsiye ediyoruz. Fakat yüzme derken güneşin altında çok fazla sıcağa maruz kalmadan bunu yapabilirler. Saunalardan, özellikle solaryumdan, kaplıcalardan, bunlardan mümkün olduğunca çok kaçınmalarını tavsiye ediyorum. Yani bebeğe sıcak maruziyet hoşlanmadığımız bir şeydir. Hatta duş yaparken bile ılık duş yapsınlar, çok aşırı sıcak su ile duş yapmasınlar. Sıcak havalarda sıcak gecelerde, özellikle nemli bölgelerde yaşayanlar için gece yatarken günlük ılık duş tavsiye ederim. Hem rahatlama sağlar, hem de gebelerde ateş basmaları, sıcak basmaları çok olur. Vücudun hormonal dengesi bozulduğu için gece yapacakları bir ılık duş onları çok rahatlatacaktır. Gebelikte özellikle idrar yolu enfeksiyonları çok sık olur. Yaz aylarının gelmesiyle beraber eğer gebe yeterince sıvı almıyorsa, sıvı tüketmiyorsa, özellikle idrar yollarında mikroplara karşı bir yıkama olmayacağı için idrar yolu enfeksiyonlarında zaten yatkınlık varken daha çok enfeksiyona yatkınlık olur ve bunla karşılaşabiliriz. Bol sıvı almaları burada çok önemli. Gebelerin direnci düşük olduğu için mantar enfeksiyonlarını gebelikte çok sık görüyoruz. O bölgenin anatomisinde, hijyeninde değişiklik olduğu için flora da değişiklikler olduğu için mantar enfeksiyonlarını sık görüyoruz. Gebelikle beraber ve yaz aylarında özellikle sıcak hava ve o bölgenin nem oranının yükselmesiyle birlikte özellikle aşırı kaşıntılı, hastayı aşırı rahatsız eden, vajinal mantar enfeksiyonları, hatta kıvrım yerlerinde gelişebilecek başka türlü mantar enfeksiyonlarını sık görüyoruz. Burada da yine hijyene çok dikkat etmelerini tavsiye ediyorum. Havuza gireceklerse, hijyeninden emin oldukları havuzlara girmelerini tavsiye ediyorum. İdrar yolu enfeksiyonu şüphesi varsa, idrarda yanma, sık idrara çıkma gibi durumlarda mutlaka doktora başvurmalarını tavsiye ediyorum. Özellikle basur, kabızlık problemleri gebelikte sık görülür. Yaz aylarında sıcakla beraber ve sıvı alımının azalması terlemenin artmasıyla beraber bu tarz şikayetleri de sık görüyoruz&#8221; diye konuştu.</p>
<p>kaynak:<a href="http://www.haber7.com/saglik/haber/1021789-hamileler-yaz-aylarina-dikkat">http://www.haber7.com/saglik/haber/1021789-hamileler-yaz-aylarina-dikkat</a></p>
</div>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/2870-2/">Hamileler yaz aylarına dikkat etmeli !!!</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content>
		
					<link rel="replies" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/2870-2/#comments" thr:count="0"/>
			<link rel="replies" type="application/atom+xml" href="https://sifadanismanlik.com/2870-2/feed/atom/" thr:count="0"/>
			<thr:total>0</thr:total>
			</entry>
		<entry>
		<author>
			<name>admin</name>
					</author>

		<title type="html"><![CDATA[Sahurda ne yemeli ne yememeli?]]></title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/sahurda-ne-yemeli-ne-yememeli/" />

		<id>http://sifadanismanlik.com/?p=2860</id>
		<updated>2017-06-04T20:43:15Z</updated>
		<published>2017-06-04T20:40:52Z</published>
		<category scheme="https://sifadanismanlik.com" term="Genel" />
		<summary type="html"><![CDATA[<p>Kavurucu yaz sıcaklarının herkesi bunalttığı şu günlerde daha kolay bir oruç için sahurda ne yemeli ne yememeli?  Bu gece ilk sahura kalkacaksınız&#8230; Peki kavurucu yaz sıcaklarının herkesi bunalttığı şu günlerde daha kolay bir oruç için sahurda ne yemeli ne yememeli? Sahurda sıkı kahvaltı yapın!  Sahurda yenilen yemeğin de fazla ağır olmaması gerekiyor. Uzmanlar sahuru erken [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/sahurda-ne-yemeli-ne-yememeli/">Sahurda ne yemeli ne yememeli?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></summary>

					<content type="html" xml:base="https://sifadanismanlik.com/sahurda-ne-yemeli-ne-yememeli/"><![CDATA[<h2>Kavurucu yaz sıcaklarının herkesi bunalttığı şu günlerde daha kolay bir oruç için sahurda ne yemeli ne yememeli?</h2>
<div class="share2">
<p> Bu gece ilk sahura kalkacaksınız&#8230; Peki kavurucu yaz sıcaklarının herkesi bunalttığı şu günlerde daha kolay bir oruç için sahurda ne yemeli ne yememeli?</p>
<div><strong>Sahurda sıkı kahvaltı yapın! </strong></div>
<div>Sahurda yenilen yemeğin de fazla ağır olmaması gerekiyor. Uzmanlar sahuru erken kahvaltı gibi düşünerek gün boyunca tok tutacak, kan şekerinizin düzenli seyretmesini sağlayacak protein içeriği yüksek besinlerden oluşan bir kahvaltı hazırlanmanız tavsiyesinde bulunuyor. Yörsan Beslenme ve Diyet Uzmanı Nilüfer Hakarayan, sahurun kahvaltı öğünü gibi düşünülüp kahvaltıda yenilen tarzda yiyeceklerin tercih edilmesini ve bol miktarda sıvı tüketilmesini öneriyor.</div>
<div></div>
<div><strong>Sahur kahvaltasında hangi ürünler tüketilmeli?</strong></div>
<div>Sahur önemlidir, çünkü tüm gün boyunca sahurda yenen yemekler kullanılır. Protein içeriği fazla gıdalar, midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirdikleri için tercih edilmelidir. Aynı zamanda tokluk hissi de sağlayan bu besinler, sahurda unutulmamalıdır. Yumurta, yoğurt, süt ve peynir gibi gıdalar; sahur için ideal seçimler arasındadır.</div>
<div></div>
<div>Hakarayan, sahurda börek ya da iftardan kalma yağlı yemekler tüketmenin, sindirim güçlüğüne ve mide rahatsızlığına neden olduğunu söyledi. Ramazan sırasında sahurda yenilen hamur işleri, kızartmalar vb. yiyecekler gece yatmadan önce yenilip yatıldığı için sabah kalkınca midede ağırlık, ekşime, yanma hissedilmesine neden olur.</div>
<div></div>
<div>Metobolizmamız gece yavaşladığı için gece yenilen yemeklerin vücudun yağlanmasını artıracağı unutulmamalı. Bu durumu engellemek için sahurda hiç yemek yememe yerine sütlü veya sulu çorbalar, kahvaltı türü yiyecekler tercih edilmelidir. Sahurda mideyi daha geç terk eden, kan şekerini çok hızlı değiştirmeyecek besinler tercih edilmeli. Zira protein içeriği yüksek olan besinler midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktirir.</div>
<div></div>
<div>Her sahurda en az 60 gr. kadar peynir tüketilmelidir. Ayrıca bol sebzeyi sahurda bulundurmak gerekir. Çünkü bol sebze vitamin-mineral ihtiyacını karşılaması bakımından önem taşır. Beyaz ekmekler yerine tam buğday ekmekleri tercih edilmelidir. Hem daha tok tutarlar hem de B grubu vitaminlerce daha zengindirler. Haşlanmış yumurta da haftada 2-3 kez tüketilebilir. Yağlı yiyecekler tüm gün susama ihtiyacını arttırır. Bu nedenle yağlı yiyeceklerden uzak durulmalı ve bol su içilmelidir. Sahurda en az 600–700 ml su içilmelidir.</div>
<div>Protein içerikli gıdaları tercih edin!</div>
<div></div>
<div>Sahur menüsünde peynir çeşitleri ve yumurta protein kaynağı olarak yer almalı. Sucuk, salam ve sosis gibi şarküteri ürünleri sahur için oldukça ağır ve yağlı besinlerdir, bu nedenle tüketmemek daha yerinde olur. Ayrıca baharat içerikleri ile gün içerisinde daha fazla susamanıza neden olurlar. 2–3 dilim tam buğday ekmeği, söğüş sebzeler ve 1–2 porsiyon meyveyi de sahur sofrasına eklemeyi ihmal etmeyin.  Şekerli ürünler erken saatlerde acıkmanıza neden olacağından bu besinler için olan hakkınızı akşama bırakın.  Zeytin hususunda da dikkatli olun ve 5-6’dan aşırıya kaçmayın. Çünkü zeytinlerin tuz içerikleri yüksektir ve susuzluk hissinin erken uyanmasına yol açarlar. Sahur sofrasının başlangıcını ve bitişini su ile yapın.</div>
<div></div>
<div><strong>1 bardak süt içmek  5 saat boyunca tok tutuyor! </strong></div>
<div>Süt hem protein içeriği yüksek olan bir besin olması nedeniyle tokluk hissedilmesine yardımcı olur, hem de sıvı ihtiyacının karşılanmasına destek sağlar. ABD&#8217;li bilim adamları, insan bünyesinin açlığa olan ihtiyacını azaltan besinler arasında ilk sırada sütü gösteriyor.</div>
<div></div>
<div>1 bardak sütün mide boşluğunu hissettirmeden insanı 5 saat boyunca tok tuttuğu belirtiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nilüfer Hakarayan, bu durumu şu şekilde açıklıyor: “Sütte bulunan şeker laktozdur. Laktoz açlıkta kullanılan glikojen depolarına destek olarak vücudun enerji ihtiyacının karşılanmasına da yardımcı olur. Sütün bileşimindeki yağ da mideden uzun sürede uzaklaşması nedeniyle tokluk duygusunun uzun sürmesinde etkili olur, kalsiyum başta olmak üzere Ramazanda da mineral ve vitamin gereksinimini karşılar.”</div>
<div></div>
<div><strong>Özetle;</strong></div>
<div>• Et grubu, süt grubu, sebze-meyve grubu ve tahıl grubu yiyeceklerden en az bir çeşit sofranızda bulundurun.</div>
<div>• Gece yiyip yatmayın, imsak vaktine yakın saatlerde kalkıp sahurunuzu yapın.</div>
<div>• Sahura kalkmadan kesinlikle oruç tutmayın.</div>
<div>• Sahuru abur-cuburlarla geçiştirmeyin.</div>
<div>• Yağlı yemekler, ağır tatlılar yerine kahvaltı türü yiyecekleri tercih edin.</div>
<div>Kaynak:<a href="http://www.milliyet.com.tr/sahurda-ne-yemeli-ne-yememeli--pembenar-detay-yemek-1568991/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.milliyet.com.tr/sahurda-ne-yemeli-ne-yememeli&#8211;pembenar-detay-yemek-1568991/</a></div>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/sahurda-ne-yemeli-ne-yememeli/">Sahurda ne yemeli ne yememeli?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content>
		
					<link rel="replies" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/sahurda-ne-yemeli-ne-yememeli/#comments" thr:count="0"/>
			<link rel="replies" type="application/atom+xml" href="https://sifadanismanlik.com/sahurda-ne-yemeli-ne-yememeli/feed/atom/" thr:count="0"/>
			<thr:total>0</thr:total>
			</entry>
		<entry>
		<author>
			<name>admin</name>
					</author>

		<title type="html"><![CDATA[Piknikte Çocuklarınıza Dikkat Edilecek Konular !]]></title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/2850-2/" />

		<id>http://sifadanismanlik.com/?p=2850</id>
		<updated>2017-05-14T09:57:49Z</updated>
		<published>2017-05-14T09:49:36Z</published>
		<category scheme="https://sifadanismanlik.com" term="Genel" />
		<summary type="html"><![CDATA[<p>Piknikte Çocuklarınıza Dikkat Edilecek Konular; Baharın gelişiyle doğa canlanmaya, en güzel kıyafetlerini giymeye, ağaçlar yapraklanmaya başladı. Isınmaya yüz tutan havalarla birlikte piknik sezonu da açıldı.   Buraya kadar güzel ama bu güzelliklerin kabusa dönüşmemesi için aman dikkat! Zira doğayla birlikte keneler de gezinmeye başladı ve özellikle bol yapraklı yerlerde yaşamayı seven keneler, 1 milimetreden daha [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/2850-2/">Piknikte Çocuklarınıza Dikkat Edilecek Konular !</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></summary>

					<content type="html" xml:base="https://sifadanismanlik.com/2850-2/"><![CDATA[<h1 class="trc">Piknikte Çocuklarınıza Dikkat Edilecek Konular;</h1>
<h4>Baharın gelişiyle doğa canlanmaya, en güzel kıyafetlerini giymeye, ağaçlar yapraklanmaya başladı. Isınmaya yüz tutan havalarla birlikte piknik sezonu da açıldı.</h4>
<div class="share2"> <img loading="lazy" class="wp-image-2851 aligncenter" src="http://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/05/piknikte-dikkat-4338047.jpeg" alt="" width="381" height="366" /></div>
<div class="share2">
<div>Buraya kadar güzel ama bu güzelliklerin kabusa dönüşmemesi için aman dikkat! Zira doğayla birlikte keneler de gezinmeye başladı ve özellikle bol yapraklı yerlerde yaşamayı seven keneler, 1 milimetreden daha küçük ısırıklarıyla sessizce vücuda girip kan emerken mikroplarını bulaştırmaya başlıyor. Üstelik ısırdığında, anestezik madde salgıladığı için hiç mi hiç hissedilmiyor. Ta ki çoğunlukla da duşta karşılaşıncaya dek!</div>
<div></div>
<div>Peki kenelerden korunmak için alınması gereken tedbirler neler? Keneler vücuda en çok hangi bölümlerden giriyor? Vücudumuzda kene ile karşılaşınca ne yapmalıyız? Öldürücü Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin yanı sıra kenelerin başka zararları var mı? Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Acıbadem Maslak Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sesin Kocagöz, piknik mevsiminin başlaması ile risk oluşturan kenelere karşı çok önemli uyarı ve önerilerde bulundu.</div>
<div></div>
<div></div>
<div><strong>Çalılıklara dikkat!</strong></div>
<div>keneler genellikle çalılıklarda ve çok yapraklı yerlerde geziniyor.  O nedenle bu alanlara girilecekse kapalı giyinmek gerekiyor. Hatta pantolonun paçasını çorabın içine sokmak şart! Kollar kapalı olmalı. Kene kovucu kremler ya da kıyafete sıkılan spreyler kullanılmalı. Özellikle en çok girme yolları olan boyun yakalarına, kollara, kol uçlarına, bacaklara, ayaklara, pantolon paçalarına. İş bununla da bitmiyor. Bu tür alanlara gittikten sonra da evde üst başı tamamen çıkarıp hemen duşa girmek, piknik kıyafetlerini de hemen yıkamak gerekiyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Acıbadem Maslak Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sesin Kocagöz, “Keneler en çok boyundan, kollardan ve bacaklardan giriyor. Daha çok kıyafetlerimize yapışıp yerleştiği için vücudumuzun gizli kıvrımlarına girdiği hissedilmeyebiliyor bu nedenle” diyor. Sessizce kıvrımlara ilerliyor ve kişi hiçbir şey hissetmiyor. Kol altı, kasık bölgesi, göğüs altları en çok yerleştiği yerler. Çoğunlukla duşta fark ediliyor, bazen de kıyafetlerin üzerinde yapışmamış halde bulunup telaşlanılıyor. Prof. Dr. Kocagöz, sinsice ilerleyen keneleri henüz vücuda yapışmadan bulup bertaraf etmenin önemli olduğunu belirtiyor.</div>
<div></div>
<div> <img loading="lazy" class="wp-image-2856 aligncenter" src="http://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/05/Piknik-alanında-kene-tehlikesi-2-300x200.jpg" alt="" width="443" height="296" srcset="https://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/05/Piknik-alanında-kene-tehlikesi-2-300x200.jpg 300w, https://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/05/Piknik-alanında-kene-tehlikesi-2.jpg 640w" sizes="(max-width: 443px) 100vw, 443px" /></div>
<div><strong>Kene ısırınca hissedilmiyor!</strong></div>
<div></div>
<div>Havaların ısınmaya başladığı bugünlerde keneler de yeniden ortaya çıktı. İlkbahardan sonbahara kadar da hareketli bir dönem yaşayacak. Prof. Dr. Kocagöz “Karların erimesinden ağaçların yapraklanmaya başlaması ve yaprakların dökülmesine kadar olan geniş zaman dilimi maalesef keneler nedeniyle riskli. Keneler de ortaya çıkmaya, uyanmaya başlıyorlar” diyor. fırsat bulduğu anda da kişinin kıyafetine yapışıyor, kıyafetinden sinsice vücuduna geçiyor; ısırırken anestetik salgıladığı için de hiçbir şekilde hissedilmiyor. Kenenin çoğunlukla duşta ele “ben” gibi geldiğinde fark edildiğini belirten Prof. Dr. Kocagöz, “Kişi vücudunda bir çıkıntı hissediyor. Nedir diye bakınca fark ediyor. Yapıştığı için tırnağıyla kaşıyınca çıkaramıyor” diyor. 1 milimetreden bile küçük olan bu ısırık sonucu sinsice vücutta ilerleyen keneyi çıkarmaya çalışmamak gerekiyor. “Hayvanı strese sokmadan cımbızla çıkarabilirseniz çıkarın ama buna çoğunlukla büyükbaş hayvancılıkla uğraşanlar alışık oluyor. Hiç alışkın değilseniz mutlaka hiç zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurun” diyen Prof. Dr. Kocagöz, vücutta bir çıkıntı hissedildiğinde büyüteçle bakılabileceğini, dermatoloji uzmanına veya acil hekimine   başvurulabileceğini belirterek ne kadar uzun kalırsa o kadar çok enfeksiyon bulaştığını belirtiyor.</div>
<div><img loading="lazy" class="wp-image-2857 aligncenter" src="http://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/05/pikniksepeti-300x188.jpg" alt="" width="501" height="314" srcset="https://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/05/pikniksepeti-300x188.jpg 300w, https://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/05/pikniksepeti-768x480.jpg 768w, https://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/05/pikniksepeti-1024x640.jpg 1024w, https://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/05/pikniksepeti.jpg 1240w" sizes="(max-width: 501px) 100vw, 501px" /></div>
<div></div>
<div><strong>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nden ölüm yüksek</strong></div>
<div>Türkiye için önemli halk sağlığı sorunlarından biri olan Kırım Kongo Kanamalı Ateş (KKKA) hastalığı bahar ayları ile birlikte görülmeye başlıyor. Büyük çoğunluğunun ilk başvuru yerinin acil servisler olması nedeni ile acilde çalışan hekimler başta olmak üzere tüm hekimlerin farkındalıklarının ivedilikle artırılmasına çalışılıyor. Prof. Dr. Kocagöz “Kişi Kırım Kongo Kanamalı ateş olgularının yoğun olduğu bölgelerde yaşıyorsa veya kene ile temas öyküsü son iki hafta içinde varsa; ateş, baş ağrısı, yaygın vücut eklem ağrıları, ishal ve kanama bulgularının en az ikisinin varlığında hemen sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Özellikli olarak bu hastalıkta ölümler geç kalınması nedeni ile artıyor” diyor.  Kenelerin neden olduğu bir başka hastalık da Lyme hastalığı. Lyme hastalığı, kene ısırığına bağlı mikrobun neden olduğu, vücudun birden fazla sistemini tutan bir hastalık. Hastalık kene ısırılmasından sonra antibiyotik ile ilk dönemde tedavi edilmezse süregenleşiyor. Isırıldıktan sonra ilk aydaki dönem Evre 1 (erken lokal enfeksiyon) olarak adlandırılıyor. Bu dönemde kenenin ısırdığı yerde kırmızı, yuvarlak ve kenara doğru yayılan ve yaranın orta bölgesindeki kızarıklığın sönükleştiği “boğa gözü” olarak tanımlanan döküntü görülüyor. Bu dönemde ateş, halsizlik, baş ağrısı, eklem ve kas ağrısı görülebiliyor. Bu dönemde uygun antibiyotik tedavi verilmezse Evre 2 (erken yaygın enfeksiyon) dönemi gelişiyor. Bu dönemde vücudun diğer bölgelerine yayılmaya başlayarak sinir sistemi, kalp ve iskelet sistemine ait bulgular oluşturuyor. Prof. Dr. Kocagöz bu evrede de teşhis edilip uygun tedavi verilmezse Evre 3 (kronik Lyme hastalığı) gelişebildiğini belirterek “Bu dönemde hastalığın bulaşmasından aylar ya da yıllar sonra tutulan vücut bölgesine göre kronik eklem enfeksiyonları, ataksik yürüyüş, ciltte kronik atrofik akrodermatit, gözlerde keratitk ve yorgunluk gibi romatoloji ağırlıklı bulgular öne çıkmaktadır” diyor.</div>
<div><img loading="lazy" class=" wp-image-2858 aligncenter" src="http://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/05/Ekran-Alıntısı-300x166.png" alt="" width="560" height="310" srcset="https://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/05/Ekran-Alıntısı-300x166.png 300w, https://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/05/Ekran-Alıntısı-768x426.png 768w, https://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/05/Ekran-Alıntısı-1024x568.png 1024w, https://sifadanismanlik.com/wp-content/uploads/2017/05/Ekran-Alıntısı.png 1089w" sizes="(max-width: 560px) 100vw, 560px" /></div>
<div></div>
<div><strong>Piknik alanlarının ilaçlanması dengeyi bozar</strong></div>
<div>Baharın gelişiyle piknik alanları dolmaya başlarken, kenelerden çekinildiği için piknik planlarını iptal etmeye ise hiç gerek yok. Ancak tedbiri elden bırakmamak, özellikle kenelerin yaşamayı sevdiği çalılık alanlardan, bol yapraklı yerlerden kaçınmak gerekiyor. Kişi, alacağı tedbirlerle kenelerden korunabilir. Prof. Dr. Kocagöz, piknik alanlarının ilaçlanmasının ise faydası olmayacağını belirtiyor. Keneler nedeniyle piknik alanlarının ilaçlanması durumunda doğadaki diğer yararlı böceklerin de yok edileceğini belirten Prof. Dr. Kocagöz “Keneyi yok edeceğiz derken doğayı da bozuyoruz. Bu yüzden kişinin kendi alacağı tedbirlerle korunması çok önemli” diyor. Mümkün olduğunca kenelerin bulunduğu alanlardan uzak durmak, hayvan barınakları, yeşillik alanlar veya kenelerin yaşayabileceği alanlarda bulunmak gerektiğinde kovucu losyonlar sürmek, vücudu sık aralıklarla kene varlığı yönünden araştırmak, kene tespit edildiğinde ezilmeden ve koparılmadan çıkarmak önemli. Riskli alanlarda bulunulduğunda kenenin daha kolay fark edilebilmesi için açık renkli kıyafetleri tercih edilmeli. Hayvan barınaklarının zaman zaman usulüne uygun olarak ilaçlanması da gerekli.</div>
<div></div>
<div>Kaynak:<a href="http://www.milliyet.com.tr/piknikte-dikkat--pembenar-detay-genelsaglik-1877720/">http://www.milliyet.com.tr/piknikte-dikkat&#8211;pembenar-detay-genelsaglik-1877720/</a></div>
</div>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/2850-2/">Piknikte Çocuklarınıza Dikkat Edilecek Konular !</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content>
		
					<link rel="replies" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/2850-2/#comments" thr:count="0"/>
			<link rel="replies" type="application/atom+xml" href="https://sifadanismanlik.com/2850-2/feed/atom/" thr:count="0"/>
			<thr:total>0</thr:total>
			</entry>
		<entry>
		<author>
			<name>admin</name>
					</author>

		<title type="html"><![CDATA[Kemik Erimesi Nedir?]]></title>
		<link rel="alternate" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/kemik-erimesi-nedir/" />

		<id>http://sifadanismanlik.com/?p=2832</id>
		<updated>2017-03-21T15:39:49Z</updated>
		<published>2017-03-21T15:39:49Z</published>
		<category scheme="https://sifadanismanlik.com" term="Genel" />
		<summary type="html"><![CDATA[<p>Kemik Erimesi Nedir? kemik erimesi nedir ? Tıptaki adıyla osteoporozdur. Osteoporoz halk dilinde kemik erimesi demektir. Kemiklerde bulunan dokuların azalmasından dolayı dayanıklılığını yitirmesi sonucu oluşur. Kişide bulunan kemik erimesi hastalığının şiddetinin yüksek seyirde olması sonucu kemiğin kırılganlığı da yüksek olmaktadır. Kemik kırılganlığının olması sonucunda ise, kişide kemik erimesi başlamaktadır. Kemiklerin yapısında devamlı kendini yineleyebilen dokular [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/kemik-erimesi-nedir/">Kemik Erimesi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></summary>

					<content type="html" xml:base="https://sifadanismanlik.com/kemik-erimesi-nedir/"><![CDATA[<h2><strong>Kemik Erimesi Nedir?</strong></h2>
<p>kemik erimesi nedir ? Tıptaki adıyla osteoporozdur. Osteoporoz halk dilinde kemik erimesi demektir.<br />
Kemiklerde bulunan dokuların azalmasından dolayı dayanıklılığını yitirmesi sonucu oluşur. Kişide bulunan kemik erimesi hastalığının şiddetinin yüksek seyirde olması sonucu kemiğin kırılganlığı da yüksek olmaktadır. Kemik kırılganlığının olması sonucunda ise, kişide kemik erimesi başlamaktadır. Kemiklerin yapısında devamlı kendini yineleyebilen dokular vardır. Bu dokular hem kendi kendini hem de kemiği yenileyerek hayatiyetin devamını ve kalitenin yükselmesini sağlar. Ancak bazı durumlarda bu dokuların kemik yoğunluğu üzerindeki etkisi azalır ve osteoporoz hastalığı baş gösterir.<br />
Osteoporoz insan kemik kütlesindeki azalış anlamına gelmektedir.</p>
<p><strong>Kemik Erimesinin Engellenmesi İçin:</strong><br />
Kemik erimesini önlenebilmesi mümkündür. Şöyle ki 35 yaşına kadar vücudumuzda oluşabilecek kemik yoğunluğunu ne kadar çok arttırır isek ileride oluşabilecek kemik erimesi hastalığının etkilerini en alt seviyede tutabiliriz.<br />
Buradan çıkacak sonuç, kemik erimesinin esasında engellenemeyeceğidir. Bunun yerine kemik kütlesi artırılarak kemik erimesi sonucunda oluşan kemik kütlesi eksikliğinin yan etkilerini aza indirgeyebiliriz.</p>
<p><strong>Kemik Erimesi Kimlerde Görülür?</strong><br />
Kemik erimesi hastalığı genellikle bayanlarda görülmesinin yanı sıra 1/3 oranında da erkeklerde görülebilmektedir.</p>
<p>Bu hastalıktaki en önemli risk grupları ise;<br />
• Erken menopoza giren veyahut cerrahi müdahale ile yumurtalıkların alınmasından sonra yapay menopoza girenler,<br />
• Kadınlar,<br />
• Menopoza girmiş kadınlar,<br />
• Erkeklerde ise testosteron miktarı azalan kişiler,<br />
• Fiziksel aktivite yapmayan ve hareketsiz kimseler,<br />
• Genetik olarak ailesinde osteoporoza sahip kişiler,<br />
• Sigara içen ve alkol kullanan kişiler,<br />
• Çok fazla kafein tüketenler,<br />
• D vitamini eksikliğine sahip olan kişiler,<br />
• 50 yaşın üzerindeki kişiler,<br />
• İnce yapılı ve kısa boya sahip kimseler,<br />
• Kanser ve tiroit ilaçlarını yüksek dozda kullananlar,<br />
• Şeker, tiroit, kanser, paratiroit, uzun süreli felç olanlar kişiler, şeklinde sıralanabilir.</p>
<p><strong>Kemik Erimesinin Belirtileri Nelerdir?</strong><br />
Kemik erimesinin belirtileri genellikle, osteoporoza yakalanan kişilerde aynı şekilde olmaktadır. Bu belirtiler;<br />
• Omurga bölgesinde kırıklık<br />
• Kişinin boyunun kısalması<br />
• Sırt ve bel kısmında oluşan ağrılar<br />
• Kalça kemiğinde oluşabilecek kırıklar<br />
• Bilek kemiklerinde kırıklar<br />
• Kişinin sırtında kamburlaşma ve omuz kısımlarında yuvarlaklaşma<br />
şeklinde ortaya çıkmaktadır.</p>
<p><strong>Kemik Erimesinin Nasıl Önlenir?</strong><br />
Kemik erimesi ciddi anlamda sinsice yakalayan bir hastalıktır. Bu yüzden erken teşhis bu hastalıkta çok önemlidir. Eğer, erken teşhis koyulmaz veya geç fark edilir ise, ölüme ve sakatlığa neden olabilmektedir. Kemik erimesi hastalığına yakalanmadan önce en önemli şey 35 yaşına kadar olan süreçte kişide bulunan kemik yoğunluğunu mümkün olduğu sürece en yüksek seviyeye taşımaktır. Kemik erimesi hastalığını önlemek için aşağıdaki maddeleri g<br />
ünlük yaşantımıza yerleştirmeliyiz.</p>
<p>• Her gün bol sebze ve meyve tüketilmelidir.<br />
• Süt ve süt ürünlerinden oluşan gıdalar günlük olarak tüketilmelidir.<br />
• Güneş ışınlarından faydalanılmalı ve en az 20 dakika güneş ışığını vücuda almalıyız.<br />
• Günlük olarak en az yarım saat egzersiz yapılmalıdır.(Yürüyüş, aerobik hareketleri gibi)</p>
<p><strong>Kemik Erimesi Tedavisinde Hangi Yöntemler Kullanılır?</strong><br />
Eğer erken teşhis konmamış ve bu hastalığa yakalanmış iseniz, kaybettiğiniz kemiğin vücuda geri kazandırılması çok zordur, fakat, çeşitli tedavi yöntemleri uygulayarak kişideki kemik erimesi sürecinin durdurulma şansı vardır. Kemik erimesinde tedavi yöntemi ise 2 çeşittir.</p>
<p><strong>Östrojen Tedavisi:</strong> Kişideki kemik erimesi sürecinin önemli ölçülerde yavaşlatmaktadır. Eğer ileri seviyede kemik erimesi durumuna sahip değilseniz, kemiklerde oluşabilecek kırıkları da önemli ölçüde yok etmektedir. Bu tedavinin başarılı olması için en azından 5 yıllık süreç boyunca tedavi uygulanmalıdır. Eğer tedavi bırakılır ise, kemik erimesi eski hızına dönerek vücuda zarar vermeye devam edecektir.</p>
<p><strong>İlaç Tedavisi:</strong> Kemik erimesi olan kişide östrojen tedavisi sakıncalı ise ilaç tedavisi kullanılmaktadır.</p>
<p>Ayrıca bu tedavi yöntemlerinin dışında yaşam koşullarında yapılacak değişikler kişide bulunan kemik erimesi hastalığını önlemeye yardımcı olacaktır.</p>
<p>Kaynak:<a href="http://www.sagliksifa.com/331-Kemik-Erimesi.html">http://www.sagliksifa.com/331-Kemik-Erimesi.html</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com/kemik-erimesi-nedir/">Kemik Erimesi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://sifadanismanlik.com">Şifa Danışmanlık</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content>
		
					<link rel="replies" type="text/html" href="https://sifadanismanlik.com/kemik-erimesi-nedir/#comments" thr:count="0"/>
			<link rel="replies" type="application/atom+xml" href="https://sifadanismanlik.com/kemik-erimesi-nedir/feed/atom/" thr:count="0"/>
			<thr:total>0</thr:total>
			</entry>
	</feed>
